Son Dakika
Yenişemediler Yeni Akit: Uludere için akıtılan gözyaşı, PKK'ya can suyudur! Aşkın yedi hali var Hacı Sabancı Ulusoylar'ın düğününe Özge'yle katıldı Zafer Çağlayan'dan otomotiv sektörüne veryansın Şişli'de binlerce insan buluştu Ehliyet için çok önemli karar Tayfun Güneyer: Ben bu diziyi beceremedim Kuzey ve Ali gerçek hayatta da ayrılmıyor Vahide Gördüm doktor oluyor İtalya'da okula bombalı saldırı 73 yaşında Everest'e tırmandı Keneden korunma yolları İran polisi kadın avında! 'İki dayım da tecavüz etti' Türk gemisi alabora oldu Işıkara: Faylardaki bu sessizlik iyi bir şey değil İnsan etini koyun diye sattılar 'İzin istedik vermediler' Çağatay şöhrete alışamamış Spor'da Aradığınız Herşey... Çağla kilo vermek için zaten diyetisyene gidiyor KPDS yarın yapılacak Vodafone bir ilki gerçekleştirdi 14 yıl sonra gelen barış Hande Soral: 'Sizi duyamıyorum' Üç başlı zürafa Aysal'dan Demirören'e şok sözler! İran ile Google arasında Basra Körfezi savaşı Samsun’da 19 Mayıs coşkusu Mahsun'un dizisinde nefes kesen sahne Ozan İpek an meselesi Cem Yılmaz'ın gençlik fotoğrafı ortaya çıktı Flaş!... Flaş!...AK Parti'ye çalışan fotoğrafçı öldürüldü! UEFA Başkanı'ndan şike mesajı 19 Mayıs töreninde gerginlik! Ertuğrul Günay'a protesto İngiltere'den Türkiye'ye vize kolaylığı Fethullah Gülen'den Fener'in ışığını o mu söndürdü cevabı Yılmaz Özdil'in tık rekoru kıracak 19 Mayıs yazısı Taraf'tan Erdoğan'a: Zorda olan sensin aslanım Aziz Yıldırım: Galatasaray'a kupayı aldırmazdım Hakkari'de karakol inşaatına saldırı: 1 ölü Şişman hisseden kadın işe gitmiyor İşte dakika dakika yaşananlar Güzeller içinde bir transseksüel Putin'den sıradışı atama Edirne'de evler su altında kaldı Cumhurbaşkanı Gül ABD'de ATM'lerden para çektiğinizde mutlaka sayın
Anad: Eşim bu fantezileri ben niye bilmiyorum dedi
 
Anad: Eşim bu fantezileri ben niye bilmiyorum dedi
Eşim kitabı okudu ve dedi ki "Sende ne fanteziler varmış, ben bunları niye hiç bilmiyorum?"
12 Şubat 2012 Pazar 11:37

 

Facebook
Google
Twitter
Yazdır

Milliyet Gazetesi'den Filiz Aygündüz'ün röportajı: Çiğdem Anad "Aklım Nereye Gidiyor, Ellerim Nereye" diye sorduğunda yıl 1996'ydı. İlk kitabıydı bu. Onu bir başka kitap, bir başka soru izledi 2004'te : "Hayat Geçiyor Sen Neredesin?". Bir yedi yıl daha geçti. Önümüzdeki hafta, kitap raflarında yeni sorusuyla okur karşısına çıkacak Çiğdem Anad ve bu kez "Sen Kimsin?" diyecek.Everest Yayınları'ndan çıkan romanda, metropol insanının kendini ararken yaşadığı aşksız sevişmeler, onların inişli çıkışlı ruh halleri, evlilik, kadın erkek ilişkileri, fona Türkiye'nin bugününü alıp nefes kesen bir tempoda karakterleri 'Ben kimim?' sorusuna taşıyor. Onu bize tanıtan televizyon haberciliğinden, gazetecilikten umudunu kestiğini söylüyor ama Çiğdem Anad bildiğimiz gibi... En sıkısından soru sormaya devam ediyor hâlâ!

* "Sen Kimsin?" sorusunun romanını yazmak cesaret isteyen zorlu bir iş. Nasıl karar verdiniz?

İstanbul ve İstanbul gibi metropollerde geçim derdi, gelecek kaygısı olmayan bir grup insan var. Belirli bir gelir seviyesinin üstünde, 'tuzu kuru' bu insanlar bir gün geliyor, evliliklerinden, kendilerinden, hayatlarından sıkılmaya başlıyor. O noktada bir arayış başlıyor. O arayış da genellikle önce farklı cinsel arayışlara girerek oluyor.

* Her şeye doymanın getirdiği bir sıkılma mı?

Her şeyi tüketmenin getirdiği bir sonuç. Arayışı özellikle seks üzerinden yapmak da bence bir tükenişin ifadesi zaten. Arayış noktasına geldiğinde düşünce yapısı değiştirilebilir, hayata bakış değiştirilebilir, dostlar değiştirilebilir. Ama bir grup da farklı erkek ve kadınlarla aşksız ilişkiler kurma yoluna gidiyor, kitabımdaki karakterler gibi.

"Uyku zamanımın çoğunu yazmaya ayırıyorum" * Niye diğerlerini değil de aşksız sevişmeleri tercih ettiniz?

Diğerleri yani çoğunluk zaten olması gerekenleri yapıyor. Boşanacaksa boşanıyor, ayrı bir şehre taşınacaksa taşınıyor ya da işini ve çevresini değiştiriyor. Bunlar zaten makul, anlaşılır şeyler. İlginç olan, o arayışın farklı ilişkiler üzerinden yapılması. Ben böyle o kadar çok insan tanıdım, hikaye dinledim, gördüm ki... Doldum anlayacağın. Aslında dinlediğim hikayeleri aman ağzımdan bir şey kaçar diye unuturum. Hikayeleri unuttum ama bende izleri kaldı. O ruh hallerini biliyorum ve onları anlıyorum. Bütün bu toplam üzerinden farklı karakterler, hikayeler yarattım.

* Bu kitabın yazım aşaması ne kadar sürdü? Arada kopmalar yok, kitabın kurgu matematiği sağlam. Belli ki çok zaman harcanmış.

İki yılda yazdım. Ama iki yıl tamamen bu romana odaklandım. Savrulmadım, dağılmadım, başka bir şey yazmadım. Kafamın içinde dönenlere, dolaşanlara konsantre oluyorum ama bir yandan iş akıyor, bir yandan çocuklar, bir yandan dostlar... Hiçbirinin dengesinin bozulmasını da istemiyorum. O nedenle uyku zamanımın çoğunu yazmaya ayırıyorum.

* Çocuklar farkında mıydı annelerinin roman yazdığının?

Kitabın redaksiyonunun bir bölümünü oğlumla çizgi film seyrederken yaptım. O zaman fark etti kitap yazdığımı. Kızım Fransa'da okuyor ve iki yıldır yok. O zaten fark etmedi. Ama hepsinin ötesinde evde herkes yattıktan sonra, onlar odalarına çekilip uyuduktan sonra yazma mesaisi başladığından sabahları sadece annelerini iki saat uykulu veya hiç uykusuz görüyorlardı; bildikleri bundan ibaretti.

* Eşinizin tepkisi nasıldı?

O sadece, "Bir saat uykuyla mı dolaşılır, bak elini kolunu zar zor kaldırıyorsun, kendini çok hırpalıyorsun, ne zaman bitecek bu?" dedi.

* O kadar hemhal oluyorsunuz karakterlerle...

Çok hem de... O karakterlerde akıp gidiyorsun. Üstelik onlara sağlam bir psikolojik taban örmeye gayret ediyorsan, ki karakterlerin psikolojisini her yönüyle yansıtmak istedim, o zaman karakterlerle birlikte inip çıkıyorsun. Kitabı yazarken ağlıyorum, gülüyorum, üzülüyorum. Hemen ardından "Ee nerede kalmıştık, hadi Vito sana mercimek çorbası koyayım" olmuyor peşi sıra. Ama aslına bakacak olursan evlenmeden önce Vito'ya dedim ki "Seninle beraber olmak beni çok mutlu ediyor. Ama seninle beraber olursam yazı macerasında çok üretken olamayacağım." Bunu göze alacak mıyım almayacak mıyım diye aylarca düşündüm ve karar verdim, ben biraz mutlu olmak istiyordum, yazıyı geri plana attım.

* Karakterlerin ruh hallerini derinlemesini irdeliyorsunuz kitapta. Hazırlık aşamasında psikolojik okumalar yaptınız mı?

Bu kitap için özel olarak bir okuma yapmadım. Ama 14 yaşından beri psikoloji ve felsefe alanında, dört yıllık akademik eğitimde okutulanlardan fazla kitap okumuşumdur bugüne kadar.

"Eşim 'Bu fantezilerini ben niye bilmiyorum?' diye sordu" * Kitapta belli bir noktadan sonra evlilikler tavsayıp darboğaza giriyor. Bu tip virajları kendi evliliğinizde nasıl aldınız?

Biz Vito ile çok iyi arkadaş olduk. Hayattaki en yakın arkadaşım. Hayatımı onda bitirmek isterim, mümkünse. Eğer evlilikte kadın ve adam çok iyi arkadaş olurlarsa o evlilik sürüyor. Olamazlarsa da bitiyor.

* Yıldırım ile Alev eşleriyle arkadaş olamadıkları için mi o savrulmaları yaşadılar?

Tabii ki. Bir kere kitaptaki karakterlerin tıkandıkları nokta cinsel birliktelerinden alamadıkları haz değil. Onlar hayatlarından, eşlerinden, asıl kendilerinden sıkılıyor. Bu kadar sıkılınca eşine de dokunmak istemezsin tabii. Alev ile Yıldırım önce kaybettikleri bedensel heyecanlarını fark ediyorlar ve bu eksikliği tamamlamak için arayışa giriyorlar. İlişkiler ilişkileri kovalarken asıl sorunun kaybettikleri cinsel haz olmadığını anlıyorlar.

* O savrulma sırasında yaşadıkları fantezilerin de sınırı yok.

Özünde benzer durumları dinledim, duydum. Sonra metaforlarla, fantezilerle hikayeler kurdum. Yazdıklarımın hiçbiri bana hiç olağanüstü gelmedi doğrusu.

* Dinlediniz, duydunuz, peki yaşadınız mı?

Hayır yaşamadım ve yalan söylemiyorum gerçekten yaşamadım. Bundan önceki iki kitabın da bir yerlerinde vardım. Ama bu kitabın hiçbir yerinde ben yokum.

* Çiğdem Anad'ın fantezileri mi bunlar diye düşünenler olursa?

Eşim kitabı okudu ve dedi ki "Sende ne fanteziler varmış, ben bunları niye hiç bilmiyorum?" Ben de dedim ki "Valla ben de, bende olduğunu bilmiyordum". Sonra "İnsanlar senin bir şekilde bu fantezilerin içine girdiğini düşünebilirler. Bunları hesaba katıyor musun?" dedi. "Katıyorum" dedim. Ama ne yapacağız yani, kendimizi roman kurgusunda bile sansürleyecek miyiz?

* Nasıl tanıştınız siz?

Vito kameramanlık yapıyordu o zaman, ben muhabirdim. Yıl 1995. Tunceli'ye girilemiyordu. Tunceli'de ne oluyor bir konuşalım Tunceli halkıyla dedik ve gittik. Ben Vito'ya dedim ki "Şimdi mikrofon tuttuğum hiç kimse konuşamayacak eminim ama sen sakın kayıttan çıkma, yüz ifadelerinden biz ne dediklerini anlarız." Soru sorduğum kimse cevap vermedi. Ama ben de onların vermediği cevapları kendi sorularımı ve onların cevap veremeyişini yayınladım. Ve çok daha etkili oldu.

* Orada mı başladı ilişkiniz?

Hayır. Sadece ikimiz de birbirimizin iyi ve düzgün insanlar olduğumuzu düşünmüşüz. Ama orada aşka meşke dair en ufak bir şey olmadı. Sonra ilişkimiz gelişti, evlendik. Aslında kısa dönem bir ilişki olacağını düşünüyordum. Fakat çok uzun bir ilişki oldu.

"Gazetecilik bitti, dizi yazmaya karar verdim" * Tezgahta yazılmayı bekleyen yeni bir kitap var mı?

Şimdi iki ayrı dizi üzerinde çalışıyorum.

* Nereden çıktı dizi yazmak?

Gazetecilik bitti. Gazetecilik bitince, dizi izlemeye başladım. Gazetecilik hiçbir kuruma, iktidara, muhalefete, askere, emniyete hiçbir tarafa yakın durmamaktır; hepsini eleştirmektir. Neyi doğru yaptıkları, neyi yanlış yaptıkları üzerine araştırmaktır, soruşturmaktır, sormaktır. Şimdi bunlar yapılmıyorsa, gazetecilik yapılmıyor. Bu koşullarda gazetecilik yapamayacağım için dizi yazmaya karar verdim.

* Gazetecilik anılarınızı toplamayı düşünür müsünüz?

Bunu çok lüzumsuz görüyorum. Alzheimer'a üç kaldı, prostata beş kaldı; haydi anılarımızı yazalım gibi geliyor bana. Geçmişe bakacak, geçmişle zaman geçirecek yaşa gelmedik. Daha yapacak yeni çok iş var.

Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Tayfun Güneyer: Ben bu diziyi beceremedim
Yılmaz Özdil'in tık rekoru kıracak 19 Mayıs yazısı
Bekir Coşkun zam isteyen memurlara tepki gösterdi
Bu Süpermen'i Güneydoğu'ya yollayın PKK'yı bitirsin
Nazlı Ilıcak'tan dokunan yanıyor diyen Arslan'a tepki
Aköz: Ne Cemaat Babahan'ı affeder ne Fenerliler Cemaati
Uslu'nun Babahan'la ilgili twitter arkeolojisi
Hıncal Uluç: Git Fazıl git
Nihat Genç: Gün Fenerbahçe'yi takdir günüdür
TRT'ye 3 ödül
Berhan Şimşek'ten Ayşenur Arslan'a gazetecilik ayarı
Twitter'da Yavuz Bingöl kavgası
Ergun Babahan Star gazetesinden de kovuldu
Uğur Dündar'ın Sözcü gazetesindeki ilk yazısı
Turgut: Fenerbahçe Cumhuriyeti Gülen Cemaati'ne karşı
Hangi dizi yayından kaldırıldı?
Birand'dan Fenerbahçe gafı!
Özkök: Fenerbahçe yıkılmadı ayakta
 
12285 kişi takip ediyor
Çok Okunanlar
Yazarlar
Sayısal Loto
12.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 02 10 14 28 41
Süper Loto
17.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
01 20 35 46 49 54
Şans Topu
16.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
12 22 28 29 33 + 11
On Numara
14.05.2012
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 06 09 11 13 19 20 26 28 34 38 41 43 45 46 49 52 59 60 68 73 74
Finans
İMKB 100
56935
USD ALIŞ
1.8300
USD SATIŞ
1.8400
EURO ALIŞ
2.3350
EURO SATIŞ
2.3500
POUND ALIŞ
2.8780
POUND SATIŞ
2.9200
ALTIN ALIŞ
94.2430
ALTIN SATIŞ
94.6820
Hava Durumu
Havadurumu
Anket
Organlarınızı bağışlamayı düşünüyor musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim yok
Tarihte Bugün
639 Ashina Jiesheshuai ve yandaşları Tang imparatoru Tai Tsung'un yaz sarayı Chiucheng Sarayını bastılar.
Günlük Fallar

Koç

Boğa

İkizler

Yengeç

Aslan

Başak

Terazi

Akrep

Yay

Oğlak

Kova

Balık
     
footer_okTürkiye Gündemi footer_okGünün Tüm Haberleri footer_okİletişim
footer_okTürkiye'den Siyaset footer_okGünün Tüm Manşetleri footer_okKünye
footer_okDünya Gündemi footer_okFoto Galeri footer_okReklam
footer_okTD Teknoloji footer_okVideo Galeri footer_okRSS
footer_okTD Yaşam footer_okAnket footer_okSitene Ekle
footer_okTD Spor footer_okArşiv footer_okSite Haritası
footer_okTD Magazin    
footer_okKadın Ve Çocuk    
footer_okGüZELLİK VE MODA    
footer_okTD Sağlık Rehberi    
footer_okTD Medya