Yakın zamandaki gündemimiz ne yeni bir başarı ne de yeni bir teknoloji. İleriye atılan adımlardan, ufku geniş kişilerden ya da mutluluk verici gelişmelerden bahsetmiyoruz. Hayır…
Yakın zamandaki gündemimiz akıllara sığmaz bir fikir.
Bu öyle bir fikir ki: Kadını, yeryüzünün en değersiz varlığı gibi gösteriyor. Bu fikre göre kadın, hem aldatılmayı hem de "dayağı" hak ediyor. Zengin olan erkekler tarafından, birden fazla sayıda sahip (!) olabiliyor.
Bu fikir öyle ki erkeği, kendi bedenine ve arzularına karşı aciz kalmış kabul ediyor. Cinsel arzularına yenik ve iradesiz ama birden fazla kadını duygusal olarak idare edebilecek kadar güçlü?!
Görülen o ki; kendi çarpıklığına bakmadan, çarpık ilişkileri önlediğini iddia ediyor.
Bununla da yetinmiyor: Bu fikir, kendini haklı gösterebilmek için dini kullanıyor. Bu fikri benimsememiş kişilere söz hakkı vermiyor. Dinsiz sayılırsın diyor. Dinine bağlı olan insanlara kendisinin doğru olduğunu iddia ediyor.
Bu fikir diyor ki: Çok eşlilik, erkekler için yasal olmalı.
*
Ne acı ki bu fikrin sahibi, bir kadın. Üstelik, bir çok belediye için, "Aile içi iletişim" konusunda seminerler veren bir kadın.
Sibel Üresin'in aklına bu fikri kim ne zaman yerleştirdi ya da nasıl düşünüp de bu sonuca vardı bilinmez. Akıl almaz şekilde savunduğu fikrinin, kendisi dahil, diğer tüm kadınları nasıl bir çerçeveye aldığının farkında değil; belli ki...
En acısı da bu kadın, bu fikrin sahibi, gençlere ve ne yapması gerektiğini bilmeyenlere danışmanlık veriyor.
Bu fikir konuşursa: Aldatılan kadınlara, "Allah ona izin vermiş. Senin söz hakkın yok."; aldatan erkeklere de "Seni kutluyorum, yapman gereken de buydu." der.
Bunu kabullenen erkek, yozlaşır. Kadın ise aciz kalır.
Bu şekilde yaşanan ilişkinin kime nasıl bir faydası olur? Bu tarz kişilerin çocukları nasıl bir ortam da büyür? Büyüyünce ne yapar? Kaldı ki konu bir de dini inançlarla desteklenmeye çalışılıyor! Hem dindar olup, hem de çok eşliliği benimsememiş kişiler, eğer bu kadına inanırsa, nasıl bir ikilem ile yaşar?
Sibel Üresin, acaba bunun sebebiyet vereceği sorun ve çatışmaları, hiç düşünmüş mü? Danışmanlık (!) veren biri olarak, kendi içinde, mantıklı bir şekilde sonuçlarını düşünmüş olabilir mi?
Siz ne dersiniz?
*
Şu anda, kimse çok eşliliği yasallaştırmaya çalışmıyor. Ancak...
Fütursuzca ortaya atılan bu fikir, aslında uzun zamandır yaşıyor. Genç kızların, fikre ihtiyacı olan kadın ve erkeklerin zihnine yerleştiriliyor.
Gün geçtikçe, kendini besleyip, akılları kirletiyor.