Haydarpaşa Garı, Kadıköy Meydanı ve Harem Otogarı'nın bulunduğu bölge, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kültür, turizm ve ticaret alanı ilan edildi. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde oy çokluğuyla kabul edilen projeye göre yüksekliği 4 kat ve 27 metre olarak sınırlandırılan yapılar İstanbul'un siluetini bozmayacak.
Bu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliğiyle Haydarpaşa Garı, Kadıköy Meydanı ve Harem Otogarı'nın bulunduğu bölgenin bir kültür, turizm ve ticaret alanına dönüştürülmesi hedefleniyor.
ÇEVREYLE UYUM ŞART
Haydarpaşa Garı, Kadıköy Meydanı ve Harem Otogarı'nın bulunduğu bölge kültür, turizm ve ticaret alanına dönüştürülerek korunacak. Kadıköy, Haydarpaşa ve Harem arasındaki turizm ve ticaret bölgesinde, yapı yükseklikleri en fazla 4 kat olabilecek. Bölgede ticari yapıların yanı sıra kültür merkezleri, halk eğitim merkezleri, mesleki-sosyal-kültürel eğitim merkezleri, kültür evleri, kütüphane, araştırma merkezleri, müze, tiyatro-sergi-konser-konferans-kongre salonları gibi kültürel yapılar da yapılabilecek.
Turizm bölgesinin plan ve düzenlemesi, Üsküdar ve Kadıköy olmak üzere iki parça halinde yapılacak. Daha önce 5 kat ve 27 metre olarak belirlenen yapı yüksekliği 4 kata düşürüldü. Kültürel tesis alanı olarak belirtilen kısımlarda, ticaret merkezi yapma izni yüzde 20 ile sınırlandı.
Kentsel tasarım projeleri kapsamında inşa edilecek yeni yapılar çevreyle bütünleşmek zorunda. Bölgede bulunan tescilli yapılarsa aynen korunmak şartıyla kültür, turizm ve ticaret alanına dönüştürülebilecek.
ÇOK FAZLA ARAZİ YOK
Aslında Haydarpaşa-Harem arasında çok fazla arazi yok. Ancak Marmaray projesinin tamamlanmasıyla birlikte Haydar-paşa Garı işlevini yetirecek. Haydarpaşa Garı'nın tarihi binası ve uzantısında trenlerin yanaştığı oldukça geniş bir alan var. Rayların kaldırılmasıyla birlikte geniş bir arazi yeniden değerlendirilebilecek.
Yeni turizm alanı ilan edilen Haydarpaşa-Harem arasında çok sayıda tarihi bina var. Örneğin Haydarpaşa Lisesi'nin tarihi binası, şimdi Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak hizmet veriyor.
Selimiye Kışlası'nın tarihi ise III. Selim dönemine kadar dayanıyor. 1794-99 yılları arasında ahşap olarak inşa edilen kışla, 1807'deki yeniçeri ayaklanmasında tamamen yanmış ve Sultan II'nci Mahmut tarafından 1827-29 yılları arasında aynı yere kagir bir kışla inşa ettirilmişti. Selimiye Kışlası, Sultan Abdülmecid döneminde eklenen yeni bölümlerle son halini aldı.
Cumhuriyetin ilan edilme-sinden sonra bir süre tütün deposu ve 1959-63 arasında da askeri ortaokul olarak kullanılan kışla, 1963'te tamir edilerek Birinci Ordu Karargahı haline getirildi. 1970 ve 1980'li yıllarda ise askeri mahkeme görevi yaptı ve aynı zamanda askeri tutukevi olarak kullanıldı. Selimiye Kışlası, halen Birinci Ordu Karargahı olarak kullanılıyor.