Son Dakika
CHP'den Kürtçe teklifi Eurovision'da ilk yarı final başladı Askerlik Kanunu'nda değişiklik kabul edildi Dünyanın ilk denizaltı barı açıldı Halka arz ters tepti: Facebook batıyor Karamehmet: Evet Ersöz, Tuncay Özkan’ı geri almamı söyledi ama... Yolcular artık ayakkabı çıkarmayacak Kadınlar arasında bıçaklı kavga: 1 ölü Seksin Yolu Karanlık Çocuklara 25 dolara bilgisayar Ezandan etkilendi Müslüman oldu Erol Köse Halil Sezai'nin sevgilisini açıkladı Depremden sonra kargalar vatandaşlara saldırdı Kadıköy'de arıların istilası Ahmet Ercan: Depremin oluş saati ilginç Deniz Seki'ye 6 yıl 3 ay hapis Erik yerken canından oldu Çağlayan Adliyesi'nde silahlı saldırı! Çocuk pornosuna darbe Aslında Erdoğan partisine bu adı koymak istedi Keneye bugün 3 kurban daha verildi Su yerine çorba akan çeşme Su yerine çorba akan çeşme Orduevlerinde cübbe Gırgır'ın kapağında Altın yatırımcının başını döndürdü 'Genelkurmay Başbakan'ın basın sözcüsü mü?' 'Gül NATO Genel Sekreteri olacak' iddiası! Dikkat! Bu haber öğrencileri ilgilendiriyor Metin Arolat bıçaklandı Uçakta gazete dağıtıyor Vücudu şişiren sorun Skyfall'ın fragmanında İstanbul'dan tek kare yok - Video Maliye'den binlerce elemanla şok baskınlar geliyor Arınç: ''Sayın demek normal bir ifade'' Nalan hayatında ilk defa gelinlik giydi Erdoğan'dan tercümana eyvah dedirten söz Memur zammında son sözü söyleyecek 11 kişi Şehit babaya kundakta veda Uğur Işılak'ın şarkısı Erdoğan'ı duygulandırdı En ucuz Blackberry satışta Fitch Japonya'nın kredi notunu düşürdü Okan Yalabık: Star değil oyuncuyum Levent Kırca'nın cenaze vasiyeti Şehite hazin veda Fatih, Kanuni'ye hayran! Aşk yeniden başladı! İvana Sert: Öldürmek istedim M.Emin Karamehmet Silivri Cezaevi'nde Almeda Survivor tarihine geçti! Eurovision krizi büyüyor
Ruşen Çakır'ın Erdoğan ve Gülen üzerine üçüncü analizi
 
Ruşen Çakır'ın Erdoğan ve Gülen üzerine üçüncü analizi
Ruşen Çakır, ilk iki bölümünü kaleme aldığı Erdoğan-Gülen ilişkisini anlatan yazı dizisinin üçüncüsünü de yazdı.
19 Şubat 2012 Pazar 08:54

 

Facebook
Google
Twitter
Yazdır

Yargı ile MİT arasında patlak veren ve HSYK'nın, Savcı Sarıkaya'nın görev yerini değiştirmesi ile TBMM'de değiştirilen MİT Yasası sonrası ortaya çıktığı iddia edilen Cemaat – AK Parti kavgası yorumları gündemi meşgul etmişti.

YOLLARINI BÜYÜKANIT BİRLEŞTİRDİ Dün, Erdoğan ile Fethullah Gülen ilişkisini mercek altına aldığı yazı dizisinin ikincisini kaleme alan Vatan yazarı Ruşen Çakır, bugün yazdığı üçüncü bir yazı ile diziye devam ediyor. Çakır, ikinci yazısında Gülen cemaati ile AK Parti hükümetinin yollarının Büyükanıt'ın kaleme aldığı 27 Nisan bildirisi ile kesiştiğini ifade etmişti.

KIRILMA NOKTALARI Bugünkü köşesinde yer alan üçüncü yazısı ise, AK Parti hükümeti ile Gülen Cemaati arasındaki kırılma noktalarını yazdı. Çakır'ın belirttiğine göre, bu kırılma noktaları arasında AK Parti'yi en çok zor durumda bırakan konu ise Nedim Şener ve Ahmet Şık konusu oldu.

İşte Ruşen Çakır'ın yazı dizisinin üçüncü bölümü;

Ergenekon sürecinde yaşanan kimi kırılmaların bu ittifaka gölge düşürdüğünü biliyoruz.

Prof. Türkan Saylan olayı bunlara bir örnektir ama hükümeti en çok zorlayan gelişmenin Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutuklanmaları olduğu açıktır.

İKTİDAR ÇEVRESİ DAYATMADAN ŞİKAYETÇİ Özel yetkili savcı Sadrettin Sarıkaya'nın başta Müsteşar Hakan Fidan olmak üzere eski ve yeni 5 MİT yöneticisini "şüpheli" sıfatıyla ifadeye çağırmasıyla patlak veren krizle birlikte, kimi zaman açık ama genellikle üstü örtülü bir şekilde dile getirilen, Gülen cemaatinin devlet içinde güçlü bir şekilde örgütlenmiş olduğu iddialarını yeniden tartışmaya başladık. Yıllardır ülkenin gündeminde olan bu iddiaların AKP iktidarıyla birlikte daha da arttığını biliyoruz ama bu sefer yeni bir durumla karşı karşıyayız: İktidar partisi çevreleri, daha önce yaşandığı gibi bu tür iddiaları yalanlama yarışına girmiyor; hatta bazen örtük, bazen aleni bir şekilde Gülen hareketinin devlet içindeki unsurları aracılığıyla hükümete politika dayatmak istediğinden şikayet ediyorlar.

BARDAĞI TAŞIRAN DAMLA Aslında yazı dizimizin dünkü bölümünde izah etmeye çalıştığımız AKP hükümetiyle Gülen hareketi arasındaki "kendiliğinden ittifak"ta ilk kez sorun yaşanmıyor. Yani MİT krizi bir bakıma, Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu'nun saptadığı gibi "bardağı taşıran damla" olmuştur. Her ne kadar bu ittifak en çok, askeri vesayeti tasfiyeyi hedefleyen Ergenekon, Balyoz ve benzeri davalarda başarı göstermişse de en ciddi ihtilaflar da aynı süreçlere bağlı olarak yaşandı. Kimisi emekli, kimisi muvazzaf yüksek rütbeli bazı subayların soruşturmalara dahil edilmeleri ve/veya tutuklu yargılanmaları çerçevesinde yürütmeyle yargı arasında zaman zaman çıkan anlaşmazlıkları bu bağlamda değerlendirmek gerekir ki bunların son örneği İlker Başbuğ'un, devletin en tepesinden gelen itirazlara rağmen tutuklu olarak ve Yüce Divan'da değil Özel Yetkili Mahkeme'de yargılanmasıdır.

HÜKÜMETİ ZOR DURUMDA BIRAKAN GELİŞME Ergenekon sürecinde yaşanan kimi kırılmaların da bu ittifaka gölge düşürdüğünü biliyoruz. Prof. Türkan Saylan olayı bunlara bir örnektir ama hükümeti en çok zorlayan gelişmenin Ahmet Şık ve Nedim Şener'in tutuklanmaları olduğu açıktır. Konuyla yakından ilgilenen biri olarak, AKP'lilerin ezici bir çoğunun başından itibaren Şık ve Şener olayından ve buna bağlı olarak basılmamış kitapları toplatan ve gazetecileri yargı yoluyla susturmaya çalışan hükümet imajından son derece rahatsız olduklarını biliyorum. Bu imajın, AKP ve Erdoğan'ın Ortadoğu'da "rol model" olma iddialarına ciddi bir şekilde gölge düşürdüğünüyse hep birlikte gözlüyoruz.

KÜRT VE PKK SORUNLARINDA AYRIŞMA Kürt ve PKK sorunlarının nasıl çözülmesi gerektiği konusunda da her iki kanadın, kimi zaman mutlak bir şekilde ortak hareket ediyor görünseler de çok farklı, hatta zıt görüşlere sahip olduklarını da biliyorduk ki son MİT krizi bu farklılıkların ne derece hayati olduğunu kanıtladı. Her ne kadar sonradan, savcının tek amacının KCK'ya sızmış bazı MİT unsurlarının yasadışı faaliyetlerini soruşturmak olduğunda ısrar edilse de MİT'çilerin davetiyle esas olarak hükümetin PKK ve Öcalan'la görüşme politikalarının masaya yatırılmak istendiği açıktır. Bu durum, hükümete yakın bazı kişilerin de vurguladığı gibi siyasetin üzerinde bir "yargı vesayeti" kurma arayışı olarak görülebilir.

MİT YARGI KRİZİ MİT krizi olağanüstü bir jeopolitik ortamda patlak verdi: Suriye'de iç savaşın ve buna bağlı olarak dış askeri müdahalelerin eli kulağında; İran nükleer krizi hiç de olumlu seyretmiyor; Irak'ın yeniden kaotik bir ortama sürüklenmesi muhtemel ve genel olarak bakıldığında Ortadoğu'da mezhep temelli yeni çatışmalar yaşanabilir. Ve AKP hükümeti, önceki siyasi iktidarlardan farklı olarak bu gelişmelerin hiçbirine karşı kayıtsız kalmak istemiyor, hatta bunların her birine müdahil olmak arzusunda. Hal böyle olunca MİT'e son derece kritik görevler düşüyor.

MİT deyince Hakan Fidan için ayrı bir parantez açmak lazım. Bu son kriz de gösterdi ki Fidan, gerek Cumhurbaşkanı Gül, gerek Başbakan Erdoğan, gerekse Dışişleri Bakanı Davutoğlu için asla vazgeçilmeyecek bir isim. Bunda başta İran sorunu olmak üzere sözünü ettiğimiz konulardaki donanımından ziyade, devletin tepesine vermiş olduğu güven duygusunun belirleyici olduğu açık. Özetle, güvenlik bürokrasisi içinde AKP iktidarının en güvendiği ismin Fidan olduğunu bu kriz bize bir kere daha gösterdi.

MAVİ MARMARA Öte yandan Mavi Marmara olayının ardından Erdoğan ile Gülen'in İsrail'e bakışlarında çok önemli farklılıklar olduğunu öğrenmiştik. Ayrıca Gülen cemaatine yakın yayın organlarında son dönemde Suriye ve İran konusunda çıkan haber ve yorumlara baktığımızdaysa hükümetin hayata geçirmeye çalıştığı dengeli politikaların epey uzağında, bu ülkedeki rejimlerin bir an önce alaşağı edilmesine yönelik yaklaşımların öne çıktığını görüyoruz.

Yine de MİT krizinin ardında İsrail ve MOSSAD başta olmak üzere bazı yabancı ülkelerin veya kurumların doğrudan parmağını aramanın doğru olduğu kanısında değilim. Bu yaşanan krizden içerde ve dışarda çok kişi, kurum ve devlet istifade etmiş olabilir ancak buradan hareketle onların parmak izlerini bulmaya çalışmak fazlasıyla komploculuk olacaktır.

Çünkü bu kriz, Türkiye'nin son beş yılına damga vurmuş bir ittifakın çatırdamasının ve buna bağlı olarak yaşamaya başladığımız "yeni tür iktidar savaşları"nın doğal ama yine de şaşırtıcı bir sonucudur.

Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
Orduevlerinde cübbe Gırgır'ın kapağında
Uçakta gazete dağıtıyor
Yahşi Cazibe'den kötü haber!
Yiğit Bulut: Faiz haramdır
Yalan Dünya'ya sürpriz transfer!
Canlı yayında çiş molası istedi
Tayfun Güneyer: Ben bu diziyi beceremedim
Yılmaz Özdil'in tık rekoru kıracak 19 Mayıs yazısı
Bekir Coşkun zam isteyen memurlara tepki gösterdi
Bu Süpermen'i Güneydoğu'ya yollayın PKK'yı bitirsin
Nazlı Ilıcak'tan dokunan yanıyor diyen Arslan'a tepki
Aköz: Ne Cemaat Babahan'ı affeder ne Fenerliler Cemaati
Uslu'nun Babahan'la ilgili twitter arkeolojisi
Hıncal Uluç: Git Fazıl git
Nihat Genç: Gün Fenerbahçe'yi takdir günüdür
TRT'ye 3 ödül
Berhan Şimşek'ten Ayşenur Arslan'a gazetecilik ayarı
Twitter'da Yavuz Bingöl kavgası
 
12284 kişi takip ediyor
Çok Okunanlar
Yazarlar
Finans
İMKB 100
57079
USD ALIŞ
1.8210
USD SATIŞ
1.8310
EURO ALIŞ
2.3220
EURO SATIŞ
2.3370
POUND ALIŞ
2.8650
POUND SATIŞ
2.9050
ALTIN ALIŞ
93.2020
ALTIN SATIŞ
93.6400
Hava Durumu
Havadurumu
Anket
Organlarınızı bağışlamayı düşünüyor musunuz?
Evet
Hayır
Fikrim yok
Tarihte Bugün
1942 Meksika II. Dünya Savaşı'nda müteffiklere katıldı.
Günlük Fallar

Koç

Boğa

İkizler

Yengeç

Aslan

Başak

Terazi

Akrep

Yay

Oğlak

Kova

Balık
     
footer_okTürkiye Gündemi footer_okGünün Tüm Haberleri footer_okİletişim
footer_okTürkiye'den Siyaset footer_okGünün Tüm Manşetleri footer_okKünye
footer_okDünya Gündemi footer_okFoto Galeri footer_okReklam
footer_okTD Teknoloji footer_okVideo Galeri footer_okRSS
footer_okTD Yaşam footer_okAnket footer_okSitene Ekle
footer_okTD Spor footer_okArşiv footer_okSite Haritası
footer_okTD Magazin    
footer_okKadın Ve Çocuk    
footer_okGüZELLİK VE MODA    
footer_okTD Sağlık Rehberi    
footer_okTD Medya